6 Ülkenin Kurucusu – Simon Bolivar

455673Güney Amerikalı tam 6 ülkenin kurucusu olarak sayılan Simon Bolivar 1783 yılında Venezüallanın Caracas şehrinde zengin bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Güney Amerikanın birliğini savunan Simon Bolivar kıtadaki İspanyol güçlerine önemli bir darbe vurmuştu ancak nihai amacı olan Birleşik Güney Amerika hayaline ulaşamamıştı.

Madencilikle uğraşan bir ailenin çocuğu olan Bolivar eğitimini İspanya’da tamamladı. İspanya 19. yy başında emperyalist bir güç olarak sömürgelerine sömürge katıyor ve büyük başarılara imza atıyordu. Ancak Napolyon savaşları İspanyanın ilerlemesini büyük ölçüde durdurdu. Savaş sonrası İspanya sömürgelerindeki varlığını koruyamaz hale gelmişti. 1807 yılında Venezüalla’ya dönen Bolivar İspanyol karşıtı harekete katıldı. 1813 yılında Venezüalla’yı özgürleştirme isyanını başlattı. Bu dönemdeki mücadelesini onurlandırma adına kendisine ‘‘Kurtarıcı” (El Libertador) adı verildi.

George Washington ve Amerikan devrimi hayranı olan Bolivar ABD’yi model alan bir Birleşik Güney Amerika Cumhuriyeti kurmayı hedefliyordu. Gerçekleştirdiği askeri başarılarla Kolombiya ve Panama 1819’da, Peru 1821’de Ekvator 1822 yılında ve Bolivya 1825 yılında İspanyol sömürgesi olmaktan kurtuldu. Aynı zamanda 1822 yılında kurmayı planladığı cumhuriyetin çatısı olacak federal yapı Büyük Kolombiya’nın fikri temellerini de atarak kurdu. Ne var ki Büyük Kolombiya Bolivar’ın ön gördüğü şekilde gelişmedi. Bu federal yapı kendi içerisinde özellikle askerler arasında derin fikir ayrılıklarına ev sahipliği yapıyordu. 1828 yılında ortak bir anayasa oluşturulması fikri de maalesef gerçekleşemedi.

Tüm idealist karakterine ve demokrasiye olan bağlılığına rağmen Birleşik Güney Amerika Cumhuriyeti hayalinin gerçekleşmesi adına Simon Bolivar yetkilerini artırarak kendini neredeyse Diktatör ilan etti. Buna karşılık bir anda kendisine olan tüm hayranlık kayboldu ve bir çok düşmana sahip oluverdi. Örneğin Bolivar’ın “Büyük Kolombiya” ideallerini benimsemeyen buna rağmen tüm savaşlarda Bolivar’la birlikte savaşmış olan General Jose Antonio Paez Venezuela’da ayaklandı ve bir iç savaş başladı.

Aynı yıl bir suikast girişiminden kurtuldu. 5 Eylül 1828’de başkanlık sarayına giren bir grup liberal Bolivar’ı öldürmek istedi. Kurtulmayı başaran Bolivar bu suikast girişiminden kurtulmayı başarsa da kendisine karşı gelişen muhalif hareketleri durduramadı. Muhalif hareket sadece içeride değil dışarıda da artıyordu. Çıkarların ön plana çıktığı uluslararası alanda da ona karşı muhalefet artıyordu. Fransa, İngiltere ve ABD Bolivar’dan gelen yardım isteklerini geri çevirdi. Bu güçlerin desteklediği muhalif Liberaller, Bolivar’ın kendinde topladığı yetkilerle diktatörlük kuracağı görüşündeydi. 1829 sonunda da Venezuela, Kolombiya Cumhuriyeti’nden ayrıldığını ilan etti. Bunun üzerine Bolivar 1830 yılında tüm görevlerini bırakmak zorunda kaldı. 1830 Mayıs’ında Bolivar Avrupa’ya göç etmek için Bogota’yı terk etti. Avrupa yolunda en büyük yardımcısı ve en yakın arkadaşı Sucre’nin bir suikasta uğradığını ve öldürüldüğünü öğrendi. Verem hastalığı nedeniyle sağlığı iyice bozulan Simon Bolivar Avrupa yada Karayiplere sürgüne gitmeyi planlıyordu. Fakat Bogota’da tekrar bir askeri ayaklanma oldu ve yönetimi ele geçiren grup Bolivar’a ülkeye dönmesi çağrısında bulundu. Sürgüne gitmekten vazgeçip yurduna dönmeye karar veren Bolivar, Bogota’ya dönüş yolu üzerinde Santa Marta’da küçük bir çiftlikte 47 yaşında hastalığından öldü.

Güney Amerika’da Bolivya ülkesinin ismi Bolivar’ın ismine atfen verilmişti. Yine 1807 yılında İspanya’dan ülkesine dönerken uğradığı ABD’de Missori ve Batı Virjinya’daki Bolivar kasabalarının isimleri onun onuruna verilmişti. Ayrıca pek çok ülkede caddelere, sokaklara ismi verilmiştir .