72. Koğuş Penceresi

Bir bakmak hikâyesidir aslında cezaevi

İnsana verilen cezanın çekildiği bir ev tamlaması içinde büyür bakanların gözleri. Olmuştur olanlar, olacaklar geçmişten geleceğe doğru yürür.

Bir bakıma cenazeevi gibidir yaşamak.

Müptela olanların gamını çeker her defasında. Şeb-i yeldayı hatırlatır durur muvakkitler. Birkaç sahnesinde birkaç defa gözyaşı gelir gözlerine. Sorar kimseye bu mudur kalmak? Yaşamak neresindedir bu hikâyenin?

Halimi anlatacak dizeler yazarken duvarlarına, pencerelerine benden kuşlar konar durur. Bir an vardır sahnede. O sahnede insan yenik düşer kendine. Avuçlarındaki mızraklar fal oklarına dönüşür. Gözleri oyulmuş sahneler çoğalır bende. O bakmak yok mudur her defasında kaybolur gözlerimizde. Yitik bir hafıza neyi kaybetmişse yaşadığından odur bakmak.

Kuşlar varken görüntüde biz yokuzdur içinde. Biz dışından yitik bir minareyi görürüz. Çağıran sesler kulaklarımıza değer. Her gün, sabah akşam değer. Biz kalırız. Kuşlar gider bizim yerimize.

Uykumuzdan uyandıran görüntüler aldatır bizi her seferinde, her seferinde kaybettiğimiz elimizle veririz kazandıklarımızı. Kazandıklarımız ne zaman çoğalsa biz azalarız içerde. İçerisi karanlık bir geçmiş gibidir.

Her gün yaşamak.

Her gün bakakalmak o boşluğa. Doldurduğumuz zaman avucumuzu, yitiğimiz çıkmıştır elimizden. Merhamet ne zaman boşluğa düşmüştür. Bilinmez bir arkadaşlıktır yaşamak. Herkes düşer içine. İşte o zaman bulduğun pencere sana kapıdır. Bu kez dersin içinden, elimle vermeyeceğim geçmişimi, merhametimi kaybetmeyeceğim.

Yatağıma başımı koyduğumda kaybetmeyeceğim görüntümü. Aldanmayacağım dersin pencerede Bırakırsın kendini geleceğe, karanlığa, ışığa, soluğa, hatıraya, merhamete, yalnızlığa…

Ellerin korkmadığın korkuluklarda kalır.

Kimsenin yaşamadığı mevsimi yaşarsın herkes uyurken. Tenleri birbirine yapışmış kimseler varken ötende. Sen korkuluklara tutunursun kimselere tutulmadan. Sönmüştür içindeki ateşin. Kaybetmişsindir aradığın şeyi. Kazandığın ellerin kaybetmiştir seni bu sahnede. O donduğun sahnede

Bir kalmak hikâyesidir cezaevi, herkes çıkar sen kalırsın pencerede.