Amerika’nın Beyaz Köleleri

Sindentured_whippingözleşmeli kölelik sistemi olarak da bilinen Avrupanın beyaz ırkının yaptığı kölelik 18. yüzyılda oldukça yaygındı. Genel kanı 17. yüzyıldan itibaren Amerika’daki kölelik sisteminin Afrikalı siyahlara özgü olduğu üzerinedir fakat bu oldukça yanlıştır. 18. yüzyılda Amerika kıtasındaki Britanya kolonilerine  yerleşmek isteyen parasız ve genç göçmenler kendilerini yeni dünyaya götürecek kaptanlara yada göçmen simsarlarına göçmenlik masraflarının karşılığında kendi işçilik güçlerinin kullanım haklarını belirli bir süreliğine devrederlerdi. Aslında pratikte köleliğin belirli bir süreliğine gerçekleşmesi olan bu olaya Indentured Servitude  yani Sözleşmeli Hizmet denirdi.

Bu yöntem özellikle fakir İngiliz, İskoç, İrlandalı ve Alman gençler arasında koloni Amerikasına geçmek amacıyla oldukça popülerdi. Gençler Eski Ahitte de dikte edildiği üzere genellikle 7 yıl olmak üzere satıldıkları kişinin hizmetinde çalışırlar ve bu 7 yılın sonunda özgür olurlardı. Satıldıkları şahıs onları kaptanlardan yada simsarlardan tarlalarında çalıştırmak üzere satın alırdı. Her iki tarafta kölelik hukuku ile bağlanmış ve bu hukukun kurallarına uymak zorundaydı. Herhangi bir şekilde kaçan yada kaçmaya teşebbüs eden olursa yakalanır ve cezalandırılırdı. 17 ve 18. yüzyıllarda Amerika’daki Britanya kolonilerine göçen beyazların yarısı bu yöntemle göçmüştü. Hatta yöntem o kadar popüler hale gelmişti ki 17. yüzyılın sonunda ve 18. yüzyılın başında İngiltere’den ve Fransa’dan küçük çocuklar kaçırılır ve özellikle karayip adalarına minimum 7 yıllığına köle olarak satılırdı lakin bu sistem dahi oldukça suistimal edilmişti. O kadar ki satılan kölelerin zorunlu kölelik yılları dolmadan önce başka bir efendiye satılmaları durumunda 7 yıllık süreç baştan başlatılıyor ve kölelerin özgürlüklerine kavuşmaları imkansız hale geliyordu.

Sözleşmeli köleler genellikle Virginia’nın kuzeyinden New Jersey’e kadar olan bölümde yaygındı. Diğer koloniyal bölgelerde daha az görülüyordu. 1775 yılından önce toplam 13 Koloniye göçen Avrupalı göçmen sayısı 500.000 civarındaydı. Bunun yaklaşık 50 bin tanesi mahkumlardan oluşuyordu kalan 450 bin göçmenin yarısı sözleşmeli köle olarak getirilmişti ve bunların büyük çoğunluğu 25 yaşın altındaydı.. Bu sayının haricinde yaklaşık 300.000 Afrikalı köle de çalıştırılmak üzere getirilmişti.

Kızılderili Pete

Peter Williamson, who was kidnappefd from his parents in Aberdeen, put on a slave ship bound for America, captured by Indians and then was returned to England in 1756, from THE BOOK OF WONDERFUL CHARACTERS by Henry Wilson and James Caulfield, 1869. (Photo by Time Life Pictures/Mansell/The LIFE Picture Collection/Getty Images)
Peter Williamson

Daha önce de değindiğimiz gibi sözleşmeli kölelerin hepsi isteyerek sözleşme imzalamıyorlardı. Bir kısmı kaçırılıyor ve sözleşmeli köle olarak satılıyordu. Popüler kültürde buna en iyi örneklerden birisi Kızılderili Pete diye bilinen Peter Williamson’dır. Özellikle İskoçyanın Aberdeen kenti küçük çocukların kaçırılmalarıyla ünlenmişti. Sadece bu kentten binlerce çocuğun kaçırılıp satıldığı bilinmektedir. Peter Williamson bunlardan sadece bir tanesiydi. Satıldığı çiftçi de bir zamanlar kölelik yapmış bir beyazdı ve Peter’a iyi davranmıştı. Öldüğünde Peter’a  bir miktar para, at ve eyer bırakmıştı. Peter bir süre sonra zengin bir çiftçinin kızıyla evlenerek maddi anlamda rahatlamıştı.

Bir gün karısıyla beraber akrabalarını ziyaret için yola çıkmışken Delawere Kızılderilileri tarafından kaçırıldı. Elleri ve ayakları Kızılderililer tarafından ağaca bağlı bir şekilde iken yakıldı. Bu işkence esnasında gösterdiği cesaretten etkilenen Kızılderililer hayatını bağışladılar ama onu köle olarak kullanmaya başladılar. Ta ki bir gün kaçana kadar. Evine döndüğünde karısı ölmüştü ve herşeyini savaş ortamında kaybetmişti. Bunun üzerine orduya katıldı ve Fransızlara karşı savaştı ve Fransızlara esir düştü. Esir değiş tokuşunda İngiltereye gönderildi. Aberdeen’a dönerken parasız kalması üzerine gelen geçenlere başına gelenleri anlatmaya başladı hatta bir süre sonra anlatığı maceraları kitap haline getirdi. Artık Kızılderili Pete olarak tanınıyordu. Kitabında çocukların kölelik için kaçırılmasından bahsetmesi bu işten para kazananları rahatsız etti. Yalancılıktan ve toplumsal bozgunculuktan mahkemeye çıkarılan Pete para cezasına ek olarak Aberdeen’den sürüldü. Eddinburgh’ a yerleşerek bir kahvehane açan Pete müşterileri olan avukatlarında yardımıyla tekrar mahkeme açarak kazandı ve Britanya ve İskoçya tarihine adını yazdırdı.

Sözleşmeli Kölelerin Afrikalı Kölelerden Farkı

Sözleşmeli köleler sahiplerinden izinsiz evlenemezlerdi. evlenen kadınlar ise hamile kalırlarsa hamilelik dönemi kölelik döneminen sayılamazdı. Sahipleri dayak gibi cezalar uygulayabilirdi. Fakat Afrikalı kölelerden farkları özgürlüklerine kavuşabilmeleriydi. kanunlara göre sözleşmeli kölelerin kontratları alınıp satılabiliyordu ama kendileri satılamıyordu. Hatta özgürlüklerine kavuştuklarında Eski Ahitin dikte ettiği üzere sahipleri onlara belli ölçüde yardımda da bulunuyordu. Fakat yazıda daha önce de belirtildiği üzere suistimale oldukça açıktı.