Beden Dili ile Konuşmak ve Şifreleri

joe_navarro_beden_diliHafta sonu okuduğum Beden Dili isimli kitap insanların davranışlarını en hızlı şekilde anlamlandırmanın yollarını anlatıyordu. Kitaba göre karşınızdakinin bedensel hareketleine bakarak aklından geçenleri okumak yada ruh halini çözümlemek mümkün. eski bri FBI ajanı olan Joe Navarro’nun profesyonel deneyimleriyle Princeton üniversitesinde psikoloji eğitimi alan Marvin Karlins’in Alfa Yayınevi tarafından piyasaya sürülmüş.

Okuması oldukça keyifli olan bu kitabı herkese tavsiye ediyorum. Çünkü gerek özel yaşantımızda gerekse iş hayatında beden dili ve önemini tam anlamıyla kanıksayamıyoruz. Halbuki davranış bilimcileri iletişim kurduğumuz esnada demek istediğimizin %7’sini kelimelerle %38’ini ses tonumuzla ve %55’ini beden dilimizle ifade ettiğimizi iddia ediyor. Bu rakamlar UCLA’da Psikoloji profesörü olan Doktor Albert Mehrabian’ın 1967 senesinde yaptığı araştırmaya dayandırılıyor Gerçi biraz abartılı rakamlar çünkü durum bu istatistiklere göre olmuş olsaydı kimse yabancı dil öğrenmek istemezdi. Yada televizyonun sesini tamamen kısarak bir çok diyaloğu anlamış olurduk. Bunu söylemiş olmakla beden dilini önemsizleştirdiğimi falan sanmayın. Çünkü ses tonumuzdan iletişim halindeyken yaptığımız  hareketlerimize hatta mimiklerimize kadar bir çok şey aslında kendi içinde şifre taşıyor.

Konuşurken hareketsiz yada mimiksiz kalabilen birileri var mıdır bilemiyorum ama çoğumuz konuşurken farkında olmadan bedenimizi kullanarak ruh halimizle alakalı onlarca mesaj yada sinyaller dağıtırız. Diğer bir ifadeyle amirinizle yada potansiyel müşterinizle konuşurken verdiğiniz sinyallerle muhatabınızda farkında olmadan olsa bir algı oluşturursunuz. Hatta çoğu zaman muhatabınız da farkında olmadan bu sinyalleri alır. Aşağıda hem kitapta okuduğum hemde kendi bilgilerimi tazeleyerek hatırladığım bu tür sinyallerden bir kaçını sizinle paylaşacağım. Ama önce beden dilinin insan bünyesinde nasıl programladığına beraberce bir göz atalım

Beynimizin Bölümleri ve Davranışlarımıza Etkileri

Çoğumuz tek bir beynimiz olduğunu düşünür. Aslında insan beyni temel olarak her biri belirli fonksiyonlardan görevli üç kısımda incelenir. 1952 yılında Paul McLean’in araştırmasına göre insan beyni sürüngen beyni, memeli beyni ve düşünen beyin olarak üç ana kısımdan ibarettir.

Sürüngen beyni, beynin iç bölgelerinde bulunan, insanın icçgüdüsel davranışlarının kaynağı oldugu düsünülen kısmıdır. Vücudun yemek, içmek, barınmak ve üremek gibi yaşamsal güdülerinin oluştuğu kontrol merkezidir.

Beden dili dediğimiz mefhum ise bire bir memeli beyni ile ilişkilidir. Buda genel olarak limbik sistem olarak adlandırılmaktadır. Limbik sistem etrafımızda olup bitenlere reflekssel, gerçek zamanlı ve düşünmeksizin tepki veren sistemdir. Diğer bir deyişle limbik sistemimiz dış çevreden gelen bilgilere en gerçekçi karşılığı veren yanımızdır hatta dürüst yanımızdır.

Memeli beynine göre yani limbik sisteme göre verilen bedensel sinyalleri ise düşünen beyin ile analiz ederiz.  Bu kısım ayrıca bizi diğer memelilerden ayıran kısımdır. Aynı zamanda polemik yapmak, politik olmak ve düşünsel manevra yapmak bu bölümün üretimi olduğu için nadürüst yanımız olarak da kabul edilebilir.

Limbik Sistem ve 3 Ana Tepki

Yazımız beden dili ile alakalı olduğu için ağırlıklı olarak limbik sistem üzerinde duracağız. Limbik sistemimizin bir dışa vurumu olan beden dili aslında 3 temel tepkiden tezahür ediyor. Donmak, Kaçmak ve Saldırmak. Örnekleyerek anlatalım ki anlaşılmaz bir tarafı kalmasın.

Misal günümüzden milyonlarca yıl önce avcı ve toplayıcı olarak yaşayan atalarımız bu yaşam tarzıyla doğal olarak çok fazla vahşi hayvanla karşı karşıya geliyordu. Böyle durumlarda genellikle donma tepkisi devreye giriyordu.  Çünkü limbik sistemleri o anda onlara hareketsiz kalmalarını dikte ediyordu. Limbik sistemin dikte ettiğine göre hareket etmek dikkat çekerdi. Bu duruma günümüzden örnek verirsek büyük sirklerde en ön sırada oturan kişiler vahşi hayvan gösterilerinde sopa yutmuş gibi dururlar. Çünkü yine limbik sistemleri o anda onlara hareketsiz kalmalarını dikte eder. Tüm gerekli güvenlik önlemi alındığı için hiç bir sirk görevlisi onlara bu yönde davranmalarını salık vermez ama yine de davranışları bu şekilde tezahür eder.

Peki neden?

Çünkü son beş milyon yıldır insanoğlunun limbik beyni herhangi bir tehlike anında insan türünü donmaya programlamıştır. Modern toplumlarda ise donma tepkisi farklı da olsa tezahür etmeye devam eder. blöf yada hırsızlık yaparken yakalandıklarında yada hatta bazen yalan söylediklerinde insanlarda donma tepkisini rahatça gözlemleyebilirsiniz. Kendilerini tehdit altında yada ifşa edilmiş halde bulduklarında insanlar zaman zaman kendilerini donakalmış bir vaziyette bulurlar. Hatta tehlikenin farkında olmasakda sırf yanımızdaki insan donakaldığı için bizimde hareketsiz donakaldığımız yani yanımızdakinin davranışını nedensizce kopyaladığımız zamanlar illaki olmuştur.

Kaçmak tepkisi ise yine tehlikeli durumlarda yakalanmama güdüsü ile ilintilidir. Donma tepkisinin yetersiz kaldığı durumlarda limbik sitem ikinci tepkiyi dikte eder: kaçmak. Vahşi hayvanları farkeden atalarımız donma tepkisinin yetersiz kaldığı durumlarda kaçarlardı Modern toplumda yaşayan bizlerde milyonlarca yıl sonra hala algıladığımız herhangi bir tehdit unsurundan bir an evvel uzaklaşmayı yeğleriz. Örneğin bir çocuğun masadaki sebze yemeğine yüz çevirmesi limbik bir tepki olduğu kadar korku filmi izlerken ellerinizle yüzümüzü kapatmak, herhangi bir sıkıcı yada istenmeyen diyalog esnasında gözleri yummak yada ovuşturmak limbik kaçma tepkileridir. Yine ayak üstü diyaloglarda geri adım atmak, kucağımıza çanta yada benzeri bir nesneyi alarak göğsümüze siper etmek yada ayaklarımızı en yakın çıkışa doğru çevirmek kaçmaya odaklı limbik tepkilerdir.

Savaşma tepkisi ise limbik sistemin hayatta kalmaya yönelik devreye soktuğu korkuyu öfkeye dönüştürme odaklı son tepkidir. Modern dünyada ise saldırı dediğimiz bu fiziki müdahele form değiştirerek tartışma halinde tezahür eder olmuştur. Ortamın iyice ısındığı tartışmalar aslında fiziksel olmayan yollarla saldırmakdan başka bir şey değildir. Onur kırıcı ifadelerin, tartışmanın aslıyla alakasız bir şekilde kişisel saldırıların, tahriklerin, iğneleyici sözlerin, abartılı iddiaların ve hatta iftiraların fütursuzca kullanımı savaşmanın yada saldırmanın modern halidir.

Unutmayalım ki limbik sistem muhakeme etmez sadece tepki verir. Verdiği donma, kaçma yada savaşma odaklı tepkilerinin beden dilimizi nasıl tetiklediğini anlamak dönüştüğü sinyalleri çözümlemek ise iyi bir gözlem yeteneği istemektedir. Bu anlamda iletişim halindeyken limbik beyninizin tetiklemesiyle verdiğiniz bedeb dili sinyalleri sayesinde muhatabınızda farkında olmadan bir algı oluşturursunuz. Hatta çoğu zaman muhatabınız da farkında olmadan bu beden dili sinyallerini alır ve yine farkında olmadan otomatiğe bağlanmışçasına işleme sokar. Şimdi bu tür sinyallerden bir kaçını sizinle paylaşarak yazıyı daha eğlenceli hale getirelim

Göz Kısma Kaş Kaldırma Dudak Bükme ve Limbik Sistem

Varsayın ki astınız, amiriniz, müşteriniz yada herhangi bir iş arkadaşınızla konuşuyorsunuz. Kurduğunuz diyalog esnasında muhatabınız sizi kaşlarını kaldırarak dinliyor ise gönül rahatlığıyla sohbete devam edin çünkü bu hareket sizi dikkatle ve önyargısız dinlediğinin göstergesidir. Yani alıcılarını açmış sizi dinliyordur.

Bununla birlikte muhatabınız sizi dinlerken sürekli yada aralıklı olarak gözlerini kısıyorsa kendini tehdit altında hissetmesinin veya  anlattığınız şeyden şeyden hoşlanmadığının ve teyakkuz halinde dinlediğinin yada o sohbeti yapmaktan hoşnutsuz olduğunun göstergesidir.

Boynumuza Dokunmak

bd_2Boynumuza dokunmak belirli belirsiz okşamak kendimizi baskı altında hissetiğimiz anlarda yaptığımız yatıştırıcı hareketlerdendir.

Kadınlarda bu durum boyun çukurları ile göğüs kemikleri arasında kalan kısma dokunarak yada parmaklarıyla örterek tezahür eder. Bu hareketi sergileyen kadınlar kendilerini baskı altında rahatsız güvensiz yada korkmuş hissederler. Sohbet ederken kolyeleri ile oynayan kadınları hatırlayın. bu durum geginliğin ifadesiyken bir anda kolyesiyle oynamayı bırakıp boyun çukurlarını parmaklarını kapatması ise kendisini endişelendiren bir konunun konuşulduğunu yada konuya karşı güvensiz hissettiğini anlayabiliriz.

bd_3BD_4Sohbet anında kravatlarının düğüm kısmı ile oynayarak yakası içinde düzeltirmiş gibi yapan erkekler de aynı şekilde kendilerini baskı altında rahatsız güvensiz yada korkmuş hissettikleri için bu hareketi istemsizce yaparlar. Yine aynı şekilde konuşma anında elleriyle boyunlarının ense kökünü kavrayan erkeklerde bu durum duygusal bir rahatsızlık, kuşku yada güvensizliğin tezahürüdür. Aslında boyna belirli belirsiz bir dokunuş bile gerginlik ya da rahatsızlığı yatıştırabilir. Boyna dokunmak veya hafifçe masaj yapmak etkili ve evrensel bu stresten kurtulma yoludur. Demek ki muhatabınız boynuna dokunarak konuşuyorsa yada sürekli kravatını çekiştiriyorsa bu durum ondaki güvensizliğin yada stresin dışavurumudur.

Bacak Silme

bd_5

insanlar stresli ya da sinirli olduklarında, kendilerini yatıştırmak için avuçlarıyla bacaklarını silerler. Masanın altında gerçekleştiğinden çoğu zaman fark edilemeyen bu davranış rahatsızlık ya da tedirginliğin
açık bir göstergesidir.

Bu davranışta kişi avuçlarını bacaklarının üzerine koyarak uyluklarından dizlerine doğru kaydırır. Sakinleşmeye yönelik bir hareket olduğu gibi yalan söyleyen insanlarda da sıklıkla görülür. Harekete bir sefer başlandımı çoğunlukla tekrarlılık arzeder.

Hareket, gerginlik yüzünden terlemiş avuç içlerini kurutmak için de yapılır ancak asıl amaç genellikle hissedilen gerilimden kurtulmaktır. Kişinin kendisini baskı altında hissettiğinin açık bir göstergesi olması dolayısıyla, sözel olmayan bu davranışın ayırt edilmesi önemlidir.

Hava Alma ve Kendini Kucaklamak

bd_6Boyun bölgesinin havalandırılması stres ve duygusal rahatsızlık durumundan kurtulmaya yönelik bir davranıştır. Diğer bir deyişle bir erkek parmaklarını gömleğinin yakası ile boynu arasına sokarak yakayı çekiştirme şeklinde hareket ediyorsa tezahür eden bu davranış strese karşı oluşan bir tepkidir. Örneğin kişinin düşündüğü ya da deneyimlediği bir şey yüzünden kendini rahatsız hissettiğinin açık bir göstergesidir.

bd_8Kadınlar bazen stresli durumlarda çok üşümüşler gibi kollarını kavuşturur ve elleriyle omuzlarını ovarlar. Bu kendini güvende hissetmek istedikleri zamanda yatışmak için yöneldikleri koruyucu ve sakinleştirici bir harekettir.

Devam Edecek…