Serbest Yazılar & Denemeler

Kanadı Kırık Kuşlar

                Sen hiç ağzında ekmek parçasıyla, ağlamaktan katılırken yüzü kıpkırmızı olmuş bir çocuk gördün mü ? Ben hiç unutamadım… Oturduğum semtin Cami’sinin karşısında bir banka şubesi vardı. Hala da var aslında. Ortaokul yıllarımda yaz aylarında okulun bitimine yakın bankanın giriş kısmının az ötesinde […]

Aynadaki Yüz

Buradan kaç kez geçti bu adam? Hep aynı ceket, aynı ayakkabı, aynı saçlar ve farklı yüz. Bir işi olmalı, aradığı bir şey olmalı. Bulamadığı için geliyordur buraya. Yoksa her gün bu saatlerde buradan geçmesi tesadüf olamaz. Sordum soruşturdum esnafı. Tanıyan hiç kimse yok. Gerçi beni de tanımıyor esnaf. Sabah gelip akşam […]

Oyun-Nerde Kalmıştık

‘’Şöhret, rüzgâra benzer; her zaman aynı yöne doğru esmez’’ Dante.   İstikbalini hudutları belli bir alana hapsetmiş bir aklın görüntüsünü çok yadırgamamalı insanlar. Kar tanelerinin kartopu olması ne kadar kolaysa insanın medyatik olması da o kadar kolay oluyor bu çağda. Yalnız bir farkla; kimisi bir günde bu üne kavuşurken kimisi ömrünü veriyor bu […]

Deniz Geri Çekilince Deprem Olurmuş

Biraz daha beklemeli başında. Epilepsi geçmeden durulmayacak gibi rüzgar. Camlar iyice sulanmış. Su içilecek kadar dolmuş yüzeyi baştan sona.  Sonra desem sesim kırılacak biliyorum. Farkında olmadan unutsam içimden geçirdiğim düşünceyi. Yürüttüğüm akıl yaşadığım duyguların çok gerisinde.  Bu böyle olmayacak ama ne yapmalıyım. Bırakıp gidemem bu anda. Birisi çağırsa şimdi. Geliyorum […]

72. Koğuş Penceresi

Bir bakmak hikâyesidir aslında cezaevi İnsana verilen cezanın çekildiği bir ev tamlaması içinde büyür bakanların gözleri. Olmuştur olanlar, olacaklar geçmişten geleceğe doğru yürür. Bir bakıma cenazeevi gibidir yaşamak. Müptela olanların gamını çeker her defasında. Şeb-i yeldayı hatırlatır durur muvakkitler. Birkaç sahnesinde birkaç defa gözyaşı gelir gözlerine. Sorar kimseye bu mudur kalmak? Yaşamak […]

Matematiğin İcadı ve Rakamların Laneti

Matematik nasıl icat olundu? Belki de soruyu yanlış soruyoruz. O halde şöyle soralım; Bu önemli ilim doğanın içerisinde saklıydı da sadece bizim keşfimizi mi bekliyordu? Aslında insanlar, rakamları onların sembolik tanımlamaları olmadan da biliyorlardı. Diğer bir ifadeyle sembollerini bilmeden de bir şeyi niceliksel olarak tanımlayabiliyorlardı. Tıpkı alfabeyi bilmeden varlıkları sözcüklerle tanımlayabilmeleri […]