Hong Xiuquan – İsa Mesih’in Çinli Kardeşi

Taiping.HongXiuquanKendisinin Hristiyan inancına göre İsa Mesih’in kardeşi olduğuna inanan Hong Xiuquan 1851 yılında tarihin en kanlı savaşlarından birini başlattı. Mücadelesinin temelinde Çin imparatorunu öldürerek kendisini ve soyundan gelenleri Çin’in Hristiyan Monarkı ilan etmek vardı.

Taiping isyanı olarak bilinen çatışmalar 13 yıl sürdü ve yaklaşık 35 milyon asker ve sivilin ölümüne sebep oldu. İlk başlarda geniş topraklar elde etmeyi başarsa da Avrupalı devletler imparatora askeri yardımda bulunmaya başlayınca savaşın ibresi değişmeye başladı. Hong savaşı kesin olarak kaybetmesinden kısa süre önce intihar ederek hayatına son verdi.

Hong, güney Çin’li gelecek vaat eden bir öğretmendi.Kamu hizmetine girmek için vermesi gereken sınavı bir türlü veremiyordu. 1837 yılında sınavda tekrar başarısız olunca ciddi bir depresyonun içine sürüklendi. Depresyona dayalı olarak halüsinasyonlar görmeye başladı.  Halüsinasyonlarında biri yaşlı biri de göreceli olarak daha genç iki kişi tarafından ziyaret edildiğini iddia ediyor ve bu kişilerin kendisinden dünyayı şeytanlardan temizlemesini istediğini söylemeye başladı. Hatta Konfüçyusu dahi gördüğünü ve inançsızlığından ötürü cezalandırıldığını dahi söyledi. Batılı misyonerler sayesinde Çin toplumu zaten Hristiyanlıkla tanışmıştı ve Hong gördüğü halüsinasyonlardan ötürü ilgisini Hristiyanlığa doğru evriltti. Hristiyan kaynaklarından edindiği bilgilere dayanarak da kendisini ziyaret edenlerin Tanrı ve oğlu İsa Mesih oldukları kanaatine vardı. Hong hayaller görmeye başladığı sırada Çin iç siyaseti karmaşık bir dönemden geçiyordu.  Halk, su baskınları, kuraklık, açlık ve yabancı istilalarından ötürü iyice yılmış ve bunalmıştı. Pek çok Çinli yaşanan sıkıntılardan ötürü çin İmparatoru Qing’i suçluyordu. Böylesi koşullar altında Hong’un dini temelli bir politik muhalefet hareketini başlatması oldukça kolaylaşıyordu.

Tennessee doğumlu bir Amerikan vaizi olan Issachar J. Roberts’dan dersler alan Hong 1840’lı yıllar boyunca öğrendiklerini kendi halüsinastonları ile harmanlayarak vaazlar vermeye ve taraftar toplamaya başladı. Bahsi geçen Amerikan vaiz Hong’un sözde hükümetinde dışişleri bakanlığı da yapmıştı. Yandaşlarının çoğu Güneybatı Çin’den idi. Vaazlarında  Qing imparatorunun pagan temelli bir inancı teşvik ettiği söyleniyor ve  Hristiyanlık telkin ediliyordu. Hong’un taraftarlarına dağıttığı incilde bazı bölümler Hong tarafından değiştirilmişti. örneğin Yahuda’nın, oğlunun  dul karısyla ilişkiye girdiği pasaj Genesis’den çıkarılmış ve Kral Davut’un ünvanı marquis olarak değiştirilmişti.

boundfeet431x290İsyan 1851 yılında başladı. Hong’un kuvvetleri Nanjing şehrini 1853 yılında ele geçirdiler ve başkent ilan ettiler. Dveletine Taping Cennetin Krallığı adını verirken kendisine de Cennetin Kralı ve İsa Mesih’in kardeşi ünvanını layık gördü. Kumarı, afyonu ve köleliği yasaklayan kanunlar çıkardılar. Çok eşliliği de yasaklayan Hong, yasağa rağmen kendisine harem kurmayı da ihmal etmedi .Eski bir Çin adeti olan ayaklarının küçük kalması için kadınların ayaklarının bağlanması adetine de bir son verildi. Gerçi isyandan sonra ayak bağlama adeti yine başladıysa da 1911 yılında tekrar yasaklandı. Bu tarihten sonra gizli olarak uygulandı. Günümüzde Çinli bazı kadınlarda hala bu adetin etkilerinden kaynaklanan fiziksel deformasyonu görmek mümkündür.

Başlangıçta Avrupalılar silahlı gemilerle Çin kıyılarına gelerek İmparatorun yenilmez ve tanrısal otoritesini halkın gözünde yerle bir etmişlerdi. Hong’un isyanını da hristiyan merkezli olmasından ötürü ilgiyle takip ettiler lakin Hong’un kumarı, afyonu yasaklayarak eşit yaşam şartlarını vaaz etmesi Çinli köylülerden ciddi destek alırken Avrupalıların Çinli köylülerden umdukları koloniyel faydalanma planlarını zedelemeye başladı. Bu yüzden 1860 yılından sonra Fransa ve İngiltere Hong’a karşı İmparatoru desteklemeye başladı ve aldıkları askeri yardımlarla imparatorluk kuvvetleri isyanı bastırdılar. Sırf eşit yaşam koşullarını dikte ettiği ütopik devlet hedeflerinden ötürü Çinli Komünist lider Mao Zedung kendisine ciddi bir hayranlık beslemiştir ve adına müze kurulmasını emretmiştir.

Hong 1864 yılında intihar etti. Oğlu kısa bir süre daha isyanı devam ettirmek istediyse de yıl sonuna doğru o da yenilgiyi kabul etmek zorunda kaldı.