İspanyol İç Savaşı – No Pasaran!

ispanya-ic-savasinin-sembol-milisi
17 yaṣındayken Barselona´da milis giysisiyle çekindiği fotografla ikonlaṣan Cumhuriyetçi Marina Ginesta

İspanyol İç Savaşı 1936’dan 1939’a kadar süren ve toplumun her kesiminden milyonlarca insanın hayatını kaybettiği yada sakat kaldığı kanlı bir savaştı. Savaş hükümete sadık sol kanat sosyalistler ve General Franko konutasında hareket eden milliyetçi isyancılar arasındaydı.

İspanya İç Savaşı Neden Çıktı

İspanya Cumhuriyet rejiminin solcu kimliği ile tanınan ilk başbakanı Alcala Zamora iş başına gelir gelmez toprak reformuna girişti. Reform köylülerce yanlış anlaşılarak burjuvanın mallarının gaspı ile sonuçlanmaya başladı bunun üzerine köylüler ile burjuva güçleri arasında silahlı çatışmalar çıktı. Alcala Zamora başbakanlığındaki hükümet, köylülerin şiddet odaklı eylemlerini görmezden gelerek normal karşıladı. Hükümetin bu davranışlarına karşı sağcı tepki büyümeye başladı. Kiliseye karşı çıkarılan bir takım kanunlarla Dindarların da desteğini arkasına alşan sağcı burjuva güçler 1933 Kasım ayında yapılan seçimin galibi oldu. Sağcı uygulamalar tepki, bu sefer 1934 Ekim ayında Asturias’daki maden işçilerinin ayaklanmasına sebep oldu. Bu ayaklanma 3000 insanın ölümüyle sonuçlandı. İspanya genelinde adeta bir kaos dönemi başladı. 1936 yılında yapılan seçimler sonucunda solcular kazandı ama ortamı yatıştırmak yerine ilk işleri olaylar sonucu hapsedilen solcuları hapisten çıkarıp yerine sağcıları hapsetmek oldu.

İç savaşın patlak vermesine sebep olan asıl olay 1936 Temmuz ayında solculardan Castillo adlı birisinin öldürülmesi üzerine, solcuların da maliye bakanlarından Calvo Sotelo’yu öldürmesi oldu.

guernicaİspanya iç savaşında sağcılar milliyetçi, solcular ise cumhuriyetçi olarak adlandırılmıştır.Her iki tarafta savaş esnasında korkunç zalimliklerde bulundular. Öyle ki İspanyol İç Savaşı ikinci dünya savaşının bir ön gösterimi olarak da kabul edilir. Mussolini diktası altındaki faşist İtalya yönetimi ile Hitler yönetimi altındaki Nazi Almanya’sı tahmin edildiği üzere General Franko’yu desteklediler.  Hatta her iki müttefik, İspanya iç savaşını ilerde II. dünya savaşı esnasında kullanacakları savaş stratejilerini ve silahlarını test etmek için bir laboratuvar gibi kullandılar. Örneğin 1937 yılında Alman Hava Kuvvetleri, yüzlerce sivili öldürdükleri ve Pablo Picasso’nun ünlü savaş karşıtı Guernica resmine konu olacak şekilde İspanya’nın Guernica kasabasını bonbaladılar.

Almanya ve İtalya Franko’nun milliyetçi asi ordusuna yardım ederken Sovyetler Birliği’de hükümet taraftarlarına silah temin etti. Seçilmiş bir hükümeti korumak ve düşmesine engel olmak sosyalist politik çevrelerde ve solcu entellektüel çevrelerde romantik bir ülkü haline gelmişti. Birçok Amerikalı ve Avrupalı solcu ya da sosyalist, ululararası taburlar bünyesinde hükümet yanlısı orduya katılarak savaşa dahil olmuştu. George Orwell, Ernest Hemingway gibi tanınmış yazarlar savaşa katılan önemli kişilerdendi. Hatta Ernest Hemingway’in Uluslararası taburlara katılarak İspanyaya destek olan Amerikalı bir gönüllü hakkında yazdığı Çanlar Kimin için Çalıyor  isimli roman, yazarın kendi tecrübelerine dayanıyordu.

Tahminlere göre 53 ülkeden 32.000 gönüllü bu birliklere katılmış İspanyol milliyetçi güçlerine ve bu isyancıları destekleyen Nazi Almanyası ile Faşist İtalya’ya karşı savaşmışlardır. Türkiye’den katılan gönüllülerin isimleri belli olmamakla birlikte katılanların bir tabur oluşturacak çoğunlukta olmamasından ötürü Yugoslav Taburu Tschapaiew’de görev yapmışlardır.

general-frankoGeneral Franko’nun orduları sonunda Mart 1939’da Madrit’i hükümet taraftarlarının elinden almayı başardı ve Franko 1975’te ölene kadar İspanya’yı faşist bir diktatörlük olarak yönetti. İç savaşta Almanya ve İtalya’dan aldığı yardımlara rağmen General Franko İkinci dünya savaşında tarafsız kalmayı seçerek herkesi şaşırtmıştı.

Amerika Birleşik Devletleri’nde özellikle entellektüellerin baskısıyla İspanyol iç savaşının zalimlikleri faşizme karşı bilinci artırdığı gibi ABD’nin birinci dünya savaşından beridir uyguladığı kendini dış dünyaya karşı izole etme / soyutlama devlet dışişleri politikası da son buldu. Ayrıca birçok Sosyalist yazar Sovyetler Birliğinin yetersiz desteği ve menfaatperest yaklaşımından ötürü hayal kırıklıkları yaşadı.

* No Pasaran İspanyol devrimcilerinin sloganı olarak bilinir. Anlamı ”geçit yok!”