Macar Halk Kahramanı György Dozsa’nın Ölümü

gyorgi_dozsa

16. yüzyılda Macaristan, Osmanlı İmparatorluğunun sınır komşusuydu. Macar kardinal Tamás Bakócz, 1514 yılında Osmanlılara karşı bir haçlı seferi için Papa X. Leo’dan izin istedi. Papa X. Leo savaşmaya söz veren her köylünün kölelikten kurtulacağını vaat ederek Osmanlı’ ya Karşı haçlı sefere kararı aldı.

Macar kardinal Tamás Bakócz bu işi örgütlemesi için Osmanlılara karşı savaşmış ve yararlılıklar göstermiş Dozsa’yı görevlendirdi. Birkaç hafta içinde 40.000 kişilik bir köylü ordusu toplandı. Orduda ağırlıklı olarak köylüler olmakla birlikte öğrenciler, rahipler gibi ortaçağda en alt sınıfların üyeleri de toplanmıştı. Orduya katılanlar temel silah eğitimlerini aldıktan sonra yaşam koşullarının zorluklarına dair şikayetlerini dile getirmeye başlarlar. Ek olarak Hasat vakti yaklaşmasına rağmen yeni ordu mensuplarının yiyecek ve giyim ihtiyaçlarına dair de hiçbir şey yapılmaz.

Toprak sahipleri mahsulun tarlada kalması tehlikesine karşı köylülerden tarlalara geri dönerek hasadı tamamlamalarını isteyince köylüler reddederler. Bunun üzerine asiller köylülerin ailelerini taciz etmeye başlarlar. Bu andan itibaren haçlı seferi olarak başlayan hareketin ekseni değişir ve özgürlük isteyen köylüler paralı macar askeri György Dozsa önderliğinde ayaklanma başlatırlar.

İlk olarak Papa Haçlı Seferini iptal eder. Akabinde Kral Vladislaus II, köylülere evlerine dönmelerine dair bir emir yayınlar. Bu emre uymayacakların ölüm cezasına çarptırılacağını da eklemeyi unutmaz. Venedik’ten, Bohemya’dan ve Almanya’dan paralı askerler çağrılır. Bu esnada geçmişte kendisi de bir paralı asker olan Dozsa Cenad şehrini ve kalesini ele geçirir. Şehrin psikoposunu ve kalenin koruyucusunu kazığa oturtarak zaferini kutlar.Yine Arad şehrinde hazin sorumlusu Istvan Telegdy isimli halk tarafından sevilmeyen şahıs işkence edilerek öldürülür. Aslında Dozsa genelde sadece halka zulüm etmiş ve sevilmeyen soyluları yada devlet görevlilerini öldürüyordu. ele geçirdiği yerlerde kendisine tabi olan herkesi affediyor ve yollarına gönderiyordu

Başlarda başarılı olan György Dozsa ve köylü ordusu sarayın ve soyluların gücü karşısında yenik düşmeye başlar. Dozsa diğer isyancı liderlerle birlikte yakalanır. Ölümü çok feci gerçekleşir. İlk önce kızgın demirden bir tahta oturtulur ve başına da akkor demirden bir taç takılır. eline yine kızgın demirden bir asa verilir. Böylelikle krallığı kutlanmış olur. Bu şekilde işkence görürken en yakın takipçisi olan günlerce aç bırakılmış 9 isyancı Dozsa’nın yanına götürülür. En önde Dozsa’nın kardeşi Gergely vardır. Dozsa kardeşinin affını istemiştir ama cevap olarak kardeşini üçe ayırmışlardır.

İşkencenin bundan sonraki kısmı insanı hayretlere düşürecek kadar vahşileşir. Ateşte kızdırılmış uzun demirlere bağlı penselerle Dozsa’nın etleri lime lime koparılır ve getirilen diğer 8 takipçisi bu etleri yiyip yutması için zorlanır. Liderlerinin etini yemeyi kabul etmeyen ilk 3-4 takipçisi anında kılıç darbeleri ile doğranırlar.  Kabul etmeyenlerin sonunu gören diğer takipçileri daha fazla direnemezler ve liderlerinin etini yemeyi kabul edip ve yerler…

Sonunda Dozsa başında ateşten tacı altında ateşten tahtı elinde ateşten asası ile pişmiş bir halde ölür. Etini yemeyi kabul eden takipçileri ise ilginçtir ama serbest bırakılır.

Efsaneye göre Dozsa ölüm halindeyken bazı rahipler pişen kulağında Hz. Meryem’in silüetini görürler. Bu efsaneye dayalı olarak  öldürüğü yerde bugün Meryem Ana heykeli dikilidir.

Dozsa’nın ölümünden sonra yetkililer ayaklanmayı rahatça bastırırlar. Fakat politik bölünmüşlüğe uğramış olan Macaristan çok geçmeden Osmanlı istilasına uğrar. Mohaç Meydan Muharebesinde genç kralları öldürülür. Macar Halkı arasında bu yenilginin ve kaybedilen bağımsızlığın öyle travmatik bir etkisi olmuştur ki Macarlar şanssızlıkla biten bir olayın sonunda halen, “Mohaçta daha fazlası kaybedilmişti” (Több is veszett Mohácsnál). gibi bir deyimi yüzyılardır kullanmaya devam etmişlerdir.