Sihizm ve Sihler

Shree-Guru-Nanak-Dev-Ji1Sihizm 38 yaşındayken her yerde, her zaman var olan ve sonsuz özelliklere sahip tek bir Tanrı olduğuna dair vahiy aldığını iddia eden Guru Nanak tarafından Hindistanda 15. yy’da kurulmuştur. Sih inacına göre Tanrının adı ”Ek Onkar” idi. Guru Nanak tarafından dikte edilen inanç sistemine göre insanlar günlük hayatta ritüel veya ayinden çok tanrıya olan sevgilerini göstererek Ek Onkar’a ibadet etmeleri gerekirdi.

Sih inancının özünde yaygın kast sisteminin bir reddi olarak tüm insanların eşit olduğuna dair derin bir inanç vardır. Hatta bu inanç eski zamanlarda ilahi ceza almış günahkarlar olduklarına inanılan cüzzamlılara karşı gösterilen nezaketle bile örneklendirilebilir. Tanrı Ek Onkar’ın kindar olmadığına inanan Sihler diğer birçok toplumda sosyal hayatın dışına itilen cüzzamlıların tedavi görebileceği kendilerine ve hastalıklarına uygun bir alan dahi oluşturdular.

Guru Nanak’ı takip eden ve herbiri Sihizm’i Arabistan ve Hindistan dolaylarına yayan hristiyanlıkda ki havari yada şiilikteki imamlar müessesesi gibi 9 adet guru vardır. Sih inancı içerisinde önemli bir yerleri olan gurular Tanrı Ek Onkar’ın sözünü yaydıklarını belirterek kendilerine herhangi bir kutsallığın atfedilemsine karşı çıkmışlardı. Son guru olan Guru Gobind Singh1708’de öldü. Yerini ölümsüz guru olarak bilinen ve Sihizmin kutsal kitabı olan metinler devraldı. bu metinlerin yeraldığı kitaba ”Guru Granth Sahin” adı verilir. Kitap sadece 10 gurunun öğretilerinden oluşmaz aynı zamanda müslümanlık ve hinduluk  inançlarından pasajlarda içerir. Kitapda Sanskritçe, Farsça ve Penjapca metinler bulunur. İbadet sırasında bu metinler şiirsel bir şekilde okunarak ilahi tarzında bir şarkıya dönüştürülür ve tekrar edilerek okunur.

Sihler zamanın döngüsel olduğuna böylece ruhların doğum ölüm ve yeniden doğuş şeklinde sarmalanan bir döngüde tutulduğuna inanırlar. İlginçtir ki bu döngü insanların egolari yanı benmerkezci tavırları, öfkeleri, nefretleri, şehvetleri ve açgözlülükleri gibi  refleksleri ile körüklenir. İnsanlar ancak kendilerini egolarından arındırabilir ben merkezcilikten kurtarabilir ve aydınlanabilirlerse bu dögüyü kırabilirler.  Ancak bu aydınlanmanın kişinin kendi arınması ile olması tek yol değildir çünkü Sih inancına göre Tanrı bu aydınlanmayı dilediğine de bahşedebilir. Tıpku İslam inancında Allahın dilediğine imanı bahşetme gücüne ahip olduğu gibi.

Sih inancına göre tütün, alkol ve benzeri bağımlılık yapan tüm maddeler yasaklandığı gibi erkeklerin vücutlarında ki kılları kesmeleri de yasaklanmıştır. Ayrıca Sihizm’in beş sembolünü de üstlerinde daima taşımalıdırlar bunlar; saçlarını örten türban, tarak, çelik bir bilezik, bir hançer ve bir çeşit kısa don (beyaz)

Sih erkeklerinin büyük çoğunluğunun soyadı aslan anlamına gelen Singh’dir. Kadınların soyadı ise prenses anlamına gelen Kaur’dur. Hindu kast siteminde insanların kastları soyadlarından bellidir dolayısıyla Sihler bu soyad geleneği ile sınıflar arası ayrımcılığı da engellemeye çalışmışlardır.

Bugün dünyada Sihizm inancına tabi olan 20 milyon insan vardır.