Yöneticilerde İletişim ve Yapıcı Üslup

Türkiye gibi bir ülkede pot kırıp zaman zaman maksadını aşan bir ifade kullandığını söyleyerek durumu kurtarmaya çalışan pek çok politikacı yada bürokrata aşinayız. Çünkü belagatın şehveti otokontrolümüze üstün geliyor ve çam üstüne çam deviriyoruz. Çoğumuzun da illaki başına gelir; biz birşey söyleriz ama söylediğimiz başka anlaşılır. Yada duyduğumuz veya gördüğümüz şeyleri her zaman doğru algılayamayız.

Bu durumla alakalı ilginç de bir hikaye vardır. Amerika yerlileri Avrupalı kaşifler gelmeden önce atları hiç bilmezlermiş. İspanyol kaşifler üzerlerinde zırhları altlarında mustang cinsi atları ile  Amerika yerlileriyle ilk karşılaştıklarında yerliler onları atları ile bir bütün canlı olarak algılamışlar. Daha önce hiç karşılaşmadıkları üst kısmı demirden zırhlı 3 metre boyunda bu yaratığa akıl erdiremeyen yerliler çaresizlikten yere kapanıp secde etmişler. Yani gördüklerini kendi beyinlerinde bir algı prosesinden geçirerek bizim için anlamsız ve gülünç ama onlar için mecburi istikamet bir sonuca ulaşmışlar.

İşte bazen iş hayatımızda öyle şeyler yapar, öyle şeyler söyleriz ki beraber çalıştığımız insanlar bunlara farklı anlamlar yükleyebilirler. Zararsız olduğunu zannettiğiniz öyle yorumlar yaparsınız ki sonrasında ”konuşacağıma dilim tutulaydı” dediğiniz anlar illaki olmuştur. Bu tür hatalara genelde sohbet anında bir sonraki söyleyeceğimize odaklanmışken  düşeriz. Bu iletişim hatalarını azaltabilmek için bazı cümleleri yada ifadeleri hiç kullanmamak yada daha yapıcı üslup kullanmak çözüm olabilir. Bunlardan birkaçını aşağıda özetledim.

Örneğin Yorgun Görünüyorsun ifadesi aslında kaygı içeren bir gözlem olsa da hoş bir mesaj değildir. Bu gözlemle karşıya verdiğiniz intiba, en hafif tabiriyle özensiz görünüyorsun demekle neredeyse eşdeğerdir. Elbette böyle bir ifadeyi söylerken amacınız yorgunsun ve yardıma ihtiyacın olabilir mi kaygısıyla bir yaklaşım olabilir ama bunun yerine herşey yolunda mı? gibi bir ifade ile yardıma hazır olduğunuzu daha net aktarmış olursunuz. Böylelikle yorgun görünüyorsun gibi yargı koyan bir ifade yerine herşey yolunda mı gibi ilgi içeren bir algıyı muhatabınızda oluşturmuş olursunuz…

Herhangi bir olayı anlatırken yada herhangi birini bir konuda eleştirirken Hep yada Hiç sıfatını kullanarak yaptığınız ifadelerde de dikkatli olmalısınız. Örneğin hep böylesin! yada hiç yapmıyorsun! gibi ifadeler yerine farklı ifadeler kullanılmalı. Çünkü insanlar topyekün tanımlanmayı sevmezler. Bu şekilde yapılan bir eleştiri muhatabınızın defansif bir mevzi almasına sebep olur. Vermek istediğiniz mesajı da kabul etmeyerek yada en azından buğuz ederek karşılaması ile sonuçlanır. Topyekün tanımlayan bu ifadeler yerine yapılan hatayı işaret ederek hatayı farkettiğinizi belirten ifadeler kullanmalısınız. Hatayı yapanı hatasıyla tanımlayan ifadeleri değil…

Bir iş arkadaşınızla ile yada grupla yaptığınız toplantıda daha önce de söylediğim gibi tarzında ifadeleri kullanmamalısınız. Bu tür ifadeler ile muhatabınızın atladığı bir şeyi hatırlatmayı amaçlar görünürsünüz. Kimse unutkanlıkla yada dikkatsizlikle itham edilmeyi  sevmez. Yada hatırlattığınız şey ile alakalı baskın çıkmayı amaçladığınız algısını geçirirsiniz ki bu daha aşağılayıcıdır. Böyle ifadeler yerine hatırladığınız üzere gibi bir ifadeyi kullanmak daha ılımlı sonuçlar doğuracaktır.

Günlük hayatımızda kullandığımız bu tür ifadelere göstereceğimiz özen bizi insanların gözünde farklı mecralara taşır. Yani kelimelerin erkeği yerine dişisini kullanmayı alışkanlık haline getirmeliyiz. Çatışma yaratacak gizli yada açıktan direnç görecek ifadelerden uzak durmak zekanızla paralel bir tavırdır ve çoğu zaman faydalı sonuçlar verir.

Vesselam…