Yöneticilerde Yetki Devri

Yönetici olarak gündelik operasyonel kararların içinde boğuluyor gibi hissedebilirsiniz.

Size bağlı çalışan bir çok kişi karşılaştıkları her problemi size getirmeye alışmışlarsa bu sonuç kaçınılmaz olur.

Masanıza getirilen bu tür problemlerin çoğu kendi doğası içinde önem arz edip acilen çözülmesi gereken problemlerdir.

Zaten kendiliğinden çözülebilseydi size getirilmezdi.

Problemi masanıza getiren kişi, olan bitenden haberdar olmanızı sağlarken, kararın ya sizin onayınızla ya da tamamen sizin tarafınızdan alınmasını hedefler.

Çünkü yetki devri olarak da tanımlanan delegasyon yani astlarınızın inisiyatif almasını teşvik etme henüz sizin dünyanızı ziyaret etmemiştir.

Çoğu yönetici inkar dahi etse maalesef bu tür operasyonel kararlara dahil olmaktan ve danışılmaktan keyif duyar. Çünkü karar alma pozisyonunda olmak insanlara öz güven pompaladığı kadar dikkatleri de üzerine topladığı için önemli olma duygusu da aşılar.

Halbuki bu tür operasyonel problemlere çözüm getirmek iyi bir yöneticinin zamanını boşa harcamasından başka bir şey değildir. Çünkü delegasyon her halükarda gerçekleşir; ya astınıza ya da zamana…

Peki delegasyon yapmayı nasıl gerçekleştireceksiniz ?

Yetki devri kolay bir şey değil. Her şeyden önce olgunluk ister. Çünkü egonuzu bir kenara bırakmanız gerekir. Bu öyle bir süreç ki astlarınıza karar alabilme alışkanlığı kazandırırken sizin de alınacak her karara dahil olmak gibi alışkanlıklarınızdan vazgeçmenizi talep eder.

Yani size danışılmamasına alışmanız gerekir.

Diyelim ki delegasyonu uygulamaya karar verdiniz fakat istediğiniz sonuçları alamıyorsunuz. O halde  şu etmenleri kontrol ederseniz başarı olasılığınız artacaktır:

  • Doğru görevleri devredin
  • Doğru kişiye devredin
  • Açık ve anlaşılır bir görev tanımlaması yapın
  • Dönem dönem kontrol edin
  • Taltif etmekten çekinmeyin