Rahibe Teresa

Makedonya’da doğan Rahibe Teresa’nın (1910–1997) asıl adı Agnes Gonxha Bojaxhiu’dur. 20. yy’ın en tanınmış dini kişiliklerinden biridir. Bütün hayatını Hindistan’nın Kalküta şehrindeki hastalara adamıştır. Milyonlarca insan için ilham kaynağı haline gelmiş, pek çok kamuoyu yoklamasında dünyanın en saygın kadını olarak seçilmiştir.

Arnavut asıllı olan Teresa’nın asıl adı “Rosebud” Arnavutça’dır. On iki yaşındayken Katolik misyoneri olmaya karar verdi. On sekiz yaşında İrlanda kökenli Loreto Rahibeleri adlı tarikata katıldı. Dublin’e gitti ve İngilizce öğrendi. Deniz yoluyla İrlanda’dan Kalküta’ya geçti. Rahibeler burada bir okul açmıştı. Sonraki on yedi yılını bu okulda tarih ve coğrafya dersleri vererek ve yerel diller olan Hindi ve Bengali’yi öğrenerek geçirdi.

Teresa’nın hayatının dönüm noktası 1946 yılının Eylül ayında oldu. 643 km’lik bir tren yolculuğu yaparken Hz. İsa’yı gördü. Hz. İsa ona öğretmenliği bırakıp Kalküta gecekondularında hasta ve umutsuzlar için çalışmasını söylüyordu. Yaşadığı bu deneyimi daha sonra “çağrı içinde çağrı” olarak adlandıracaktı.

1950 yılında Papa’nın izniyle “Hayırsever Misyonerler” adlı dini bir grup oluşturdu. Grup hızla büyüdü. 1957 yılında gruba bağlı altmış iki rahibe varken 1992 yılında bu sayı 4 bine çıkmıştı. 1979 yılında Nobel Barış Ödülü’nü kazandı. Teresa kimileri tarafından eleştirildi. Zira kürtaj ve doğum kontrolüne karşı muhafazakar görüşleri vardı. Katolik doktrinine bağlı kalarak 1995 yılında İrlanda’da yapılan boşanmanın yasallaştırılması referandumuna karşı çıktı.

Ömrünün son yıllarına doğru Teresa’nın yaşamı gazeteci Christopher Hitchens (1949–) tarafından sorgulanmaya başlandı. Yazar 1995 tarihli The Missionary Position (Misyoner Pozisyonu) isimli kitabında “Hayırsever Misyonerler”in gizemli finans kaynaklarını sorguluyordu. Kitap basıldıktan sonra yapılan bir soruşturmada grup için milyonlarca dolar toplanmış olmasına rağmen Hindistan’daki bazı hastaların kullanılmış iğnelerle tedavi edildiği ortaya çıktı. Tüm bunlara rağmen Papa 2. John Paul (1920-2005) ölümünden kısa süre sonra Teresa’yı azizelik makamına önerdi.

Ek Bilgiler

  1. Nobel Barış Ödülü’nü aldığı sırada Oslo’da kürtaj karşıtı bir konuşma yaptı. Ona göre kürtaj “günümüzde barışın en büyük bozucusudur. Doğrudan savaş, doğrudan cinayettir. Hem de anne eliyle işlenen bir cinayet.”
  2. Teresa 1948 yılında ülkenin İngiltere’den bağımsızlığını kazanmasının ardından Hindistan vatandaşı oldu. Devlet görevlisi olmamasına rağmen ölümünden sonra Hindistan’da resmi bir cenaze töreni düzenlenerek toprağa verildi. Bu onuru Mohandas Gandhi (1869–1948) ile paylaşmaktadır.
  3. Vatikan kurallarına göre Teresa’nın azize ilan edilebilmesi için ölümünden sonra iki mucize yaratması gerekmekte. İlk mucize 2002 yılında gerçekleşti. Hintli bir kadın, rahibe için dua ettikten sonra kanserli bir tümörden kurtulduğunu iddia etti (Kadının doktorları ise tümörün zaten kanser olmadığında ve tıbbi tedavi yöntemleri ile iyileştirildiğinde ısrarcı)
 
 
 

Share this Post