Simon de Beauvoir Kimdir?

Yazar Simone de Beauvoir (1908–1986), 20. yy’ın en önde gelen feminist düşünürleri arasındadır. The Second Sex (İkinci Cins / 1949) isimli kitabın yazarıdır. Uluslararası üne sahip Jean-Paul Sartre (1905–1980) ile ömür boyu süren bir ilişkisi olmuştur.

Beauvoir, Fransa’daki Sorbonne Üniversitesi’nin felsefe bölümünden mezun en genç öğrenciydi. Sartre ile de burada tanıştı. Sınıf arkadaşı ile olan ilişkisi 1929 yılında başladı. Sartre 1980 yılında ölene dek romantik, politik ve entelektüel bir çift olarak birlikteliklerini sürdürdüler.

Beauvoir’ın ilk romanı 1943 yılında basıldı. Bunu felsefi makaleleri izledi. En bilinen eseri Le deuxième sexe (İkinci Cins) 1949 yılında yayınlandı. 1953 yılında İngilizce’ye çevrildi. ABD’de satışa sunuldu ve bestseller oldu. İkinci Cins, kısmen tarih kitabı kısmen de felsefi argümanlar içeren bir metindi. Kitapta kadınlara dönük erkek ve toplum baskısının tarihçesi anlatılmaktaydı. Kadınların bir kadınlık tanımı içerisinde kısıtlandığını, çeşitli fırsatlardan mahrum bırakıldığını ve umutlarının ellerinden alındığını savunuyordu: “Birisi kadın olarak doğmaz, sonradan kadın olur. Eril ve hadımın ortasındaki, dişil diye nitelenen varlığı hazırlayan şey medeniyetin bütünüdür.”

Kitabın yayınlanmasının ardından Gloria Steinem (1934–) ve Betty Friedan (1921–2006) gibi kadın hareketi liderleri onu feminizmin temel metinlerinden biri olarak görmeye başladı. Steinem, Beauvoir’ın ölümünün ardından şöyle söyler: “Eğer herhangi bir insanın uluslararası kadın hareketine ilham kaynağı olduğundan söz edilecekse o kişi Simon de Beauvoir’dır.”

Beauvoir hayatı boyunca üretken bir yazar ve politik aktivist oldu. 1958 ve 1972 yılları arasında dört ciltlik otobiyografisini kaleme aldı. Sol hareketlere destek verdi. Sartre ile olan ilişkisi Fransız toplumunun en meşhur aşk ilişkilerinden biri haline geldi. Hiçbir zaman evlenmediler ve başkalarıyla ilişkileri de oldu. (Sartre şöyle yazar: “Bizimkisi gerçek aşktı. Buna rağmen rastlantısal ilişkiler yaşamak bizim için bile iyi bir fikirdi.”) Birbirlerine diğer ilişkilerini anlatan mektuplar yazdılar. Buna rağmen birbirlerine olan güvenleri hiç bozulmadı. Beauvoir, yetmiş sekiz yaşında öldüğünde Sartre’ın yanına gömüldü.

Ek Bilgiler

  1. Sorbonne’daki sınıf arkadaşları ona “le Castor” (kunduz) lakabını takmıştı. Bu, sahip olduğu azimli çalışma ahlakına yapılan bir göndermeydi.
  2. Beauvoir, Pulitzer ödülünün muadili olarak görülen Fransız edebiyat ödülü “Prix Goncourt” kazandı. Ödüle “Les Mandarins” adlı romanı ile 1954 yılında layık görülmüştü. Romanında akademik çevreleri alay konusu ediyordu.
  3. 1971 yılında kürtajın serbest bırakılması için mücadele etti. Diğer ünlü Fransız kadınları ile birlikte yasa dışı kürtaj yaptırdıklarını itiraf eden bir bildirge imzalamıştı. Kürtaj Fransa’da 1974 yılında yasallaştı.
(Visited 1 times, 1 visits today)
 
 
 

Share this Post