Son Yazılar

  • 1930 Yılı Türkiyesi ve Türkçesi

    1930 Yılı Türkiyesi ve Türkçesi

    Aşağıdaki izleyeceğiniz videoda nargile, kaşık ve tarak yapan ustaların 1930 yılına ait görüntüleri bulunuyor.  

    Okumaya Devam Et →
     
  • Aynadaki Yüz

    Aynadaki Yüz

    Buradan kaç kez geçti bu adam? Hep aynı ceket, aynı ayakkabı, aynı saçlar ve farklı yüz. Bir işi olmalı, aradığı bir şey olmalı. Bulamadığı için geliyordur buraya. Yoksa her gün bu saatlerde buradan geçmesi tesadüf olamaz. Sordum soruşturdum esnafı. Tanıyan hiç kimse yok. Gerçi beni de tanımıyor esnaf. Sabah gelip akşam […]

    Okumaya Devam Et →
     
  • Oyun-Nerde Kalmıştık

    Oyun-Nerde Kalmıştık

    ‘’Şöhret, rüzgâra benzer; her zaman aynı yöne doğru esmez’’ Dante.   İstikbalini hudutları belli bir alana hapsetmiş bir aklın görüntüsünü çok yadırgamamalı insanlar. Kar tanelerinin kartopu olması ne kadar kolaysa insanın medyatik olması da o kadar kolay oluyor bu çağda. Yalnız bir farkla; kimisi bir günde bu üne kavuşurken kimisi ömrünü veriyor bu […]

    Okumaya Devam Et →
     
  • Benim Küçük Dostlarım Eşliğinde İmparatorluk Kulübünü İzlemek

    Benim Küçük Dostlarım Eşliğinde İmparatorluk Kulübünü İzlemek

    Bir adamın karakteri onun kaderidir.   Baştan söyleyeyim kitabı okumadan ve filmi seyretmeden bir yargıya ulaşmak sizi fena halde çarpabilir. Benim Küçük Dostlarım ve İmparatorlar Kulübü hatıralardan yola çıkarak oluşturulmuş biri görsel diğeri işitsel sanatların etkileyici ürünleri olarak okuyucusunu ve izleyicisini bekliyor. Benim Küçük Dostlarım’ın yazarı Halide Nusret Zorlutuna, idealleri […]

    Okumaya Devam Et →
     
  • Deniz Geri Çekilince Deprem Olurmuş

    Deniz Geri Çekilince Deprem Olurmuş

    Biraz daha beklemeli başında. Epilepsi geçmeden durulmayacak gibi rüzgar. Camlar iyice sulanmış. Su içilecek kadar dolmuş yüzeyi baştan sona.  Sonra desem sesim kırılacak biliyorum. Farkında olmadan unutsam içimden geçirdiğim düşünceyi. Yürüttüğüm akıl yaşadığım duyguların çok gerisinde.  Bu böyle olmayacak ama ne yapmalıyım. Bırakıp gidemem bu anda. Birisi çağırsa şimdi. Geliyorum […]

    Okumaya Devam Et →
     
  • 72. Koğuş Penceresi

    72. Koğuş Penceresi

    Bir bakmak hikâyesidir aslında cezaevi İnsana verilen cezanın çekildiği bir ev tamlaması içinde büyür bakanların gözleri. Olmuştur olanlar, olacaklar geçmişten geleceğe doğru yürür. Bir bakıma cenazeevi gibidir yaşamak. Müptela olanların gamını çeker her defasında. Şeb-i yeldayı hatırlatır durur muvakkitler. Birkaç sahnesinde birkaç defa gözyaşı gelir gözlerine. Sorar kimseye bu mudur kalmak? Yaşamak […]

    Okumaya Devam Et →